Toplum önüne çıkma korkusunu yenmek çok kolay

Sen alanında en iyisisin. Bu pozisyona nasıl geldiğini anlatacak çok şeyin var bunu mutlaka paylaşmalısın. İlk başta kendi beyninde bir canlandırma yapıyorsun ve her şey çok güzel geçiyor evet bunu mutlaka anlatmalısın hemen hazırlığa başlıyorsun ve konuyu anlatmak için kürsüye çıkıyorsun, aman Allah’ım! bu da ne her yerin titriyor, yıllarca bildiğin ve herkesten başarılı olduğun konuları anlatacaksın ama ne yazık ki hiçbiri aklında değil. İçinde bir heyecan ve korku belirlemeye başladı oysa sen her şeyi biliyorsun ama ağzından bir kelime çıkmıyor tüm dinleyiciler bu başarıyı nasıl yakaladığını dinlemek için can kulağıyla ağzından çıkan kelimelere bakıyor ve sen heyecandan hiçbir şey söylemeden kürsüden iniyorsun.

Bütün hayallerin yıkıldı herkes senin aslında başarılı olmadığını konuşuyor bu başarıyı başka birilerine ait olduğu dedikoduları yayılmaya başlıyor sen bunları duyunca birden kendini savunmak için tekrar kürsüye çıkmak istiyorsun oysa o şans bir defaya mahsus verilmişti. Artık kendine güvenin kalmamıştır. Bu korkunun nedenini araştırıyorsun. Neden bütün bilgiler o an aklından uçmuştu ve uzamanlar şöyle diyor;

“ Toplum karşısında, mikrofon ve kamera karşısında konuşurken yüzleştiğiniz en büyük engel, korku ve heyecandır. İlk defa yaptığınız her iş önce heyecan ve korku oluşturur. Korku anında dolaşma sistemi içerisinde, gerginlikle orantılı olarak aşırı kortizol salgılar. Bu durum düşünce akışını engeller. Kişi bu anda olumlu duygularını kaybeder. Daha ileri düzeyde elleri ve hatta tüm vücudu titrer. Kalp çarpması ve kan dolaşımı hızlanır. Davranışların kontrol edilmesi zorlaşır. Adrenalin seviyesi yükselir, eller ve koltuk altları terler, ağız kuruluğu başlar, ses titremeleri oluşur …”

Korkuları yenmek öğrenilebilir mi? Her insan için bu sorun var mıdır? Soru sormaya başlamışsan şanslısın bütün bunların çözümü vardır ilk başta kendini tanımaya başla

Sen kimsin? Kendini nasıl tanımlarsın?
Geçmişinde yaşanmış olayları göz önüne alarak bu cevabı bulabilirsin. Bu iş için günlük tut birçok faydasını göreceksin.

Kendini tanımlama mekanizmaları nelerdir?

Bunlar bir yaşam boyu geliştirdiğin ve düzenli olarak kullandığın “Sinirliyim, utangacım, sakarım, unutkanım …” gibi ait olumsuz ve “Sevilmeye değerim, müzikte iyiyim, sempatiğim, çalışkanım …” gibi olumlu tanımlayıcılarındır (etiketlerindir).

Kürsüden inmen bu olumsuz etiketlerinden dolayı olmuştu, eğer biraz daha sabırlı olsaydın heyecanının giderek azaldığını fark edecektin. “Demek ki her insan heyecanlanır, bu yüzden korkunu yenmek için açılış konuşması uzun sürer. “

Olumsuz etiketler yüzünden şuan hayatım mahvoldu bunlardan bir an önce kurtulmalıyım
Olumsuz etiketleri olumluya çevirmeye başlayarak onlardan kurtulmak mümkündür. Her şeye pozitif açıdan bakmak lazım burada pembe gözlük takıp polyannacılık yap demiyoruz eğer ortada senin hayatını olumsuz yapacak etkenler varsa bunu kaldırmak için bir güce ihtiyacın var o yüzden hayata olumlu gözlerle bakman lazım. Sorunlar her insan için vardır ve önemli olan başımıza bir kötü olayın gelmesi değil onu lehimize çevirmek ve vicdanımızın rahat olmasıdır. O gün kürsüden indiğin için hayatının mahvolduğun düşünüyorsun ve bu sorunu olumsuz etiketlere bağlayarak istemeden aynı şeyi yapıyorsun.

Olumsuz etiketlerden nasıl kurtulacağım?

Olaya şöyle bakarak “O gün kürsüden inmeseydim bu sorunum ömrüm boyunca devam edecekti belki başıma daha da kötü olaylar gelebilirdi, artık böyle hataya kapılmayacağım. Sarsılan imajımı kurtarmak için neler yapabilirim? ” diyerek kurtulabilirsiniz. Unutma Edison ampulü bulmak için bin kez hata yaptığı halde başarıncaya dek vazgeçmedi ve hep olumlusunu düşündü. Edison’un yaptığı polyannacılık mıydı?

Etiketlerden kurtulmak ve özgüveni geliştirmek

Beynin emrine amadedir. Sen ne istersen beyin onu yapar eğer mutlu olmak istersen sadece mutlu olmayı iste. Olumsuz etiketler beynindeki otomatik emirlerdir yani sen o emri vermeseydin beynin yapmayacaktı o yüzden kendi beynini suçlamaya gerek yok. Hemen ona daha önce verdiğin emirleri yapmamasını söyle artık otomatik emir verirken dikkatli ol. Otomatik emirler senin etiketlerindir o yüzden etiketlere dikkat etmeye çalış ve özgüveni kaybetmemenin yollarını ara.

Bu etiketler nasıl oluştu ve kendine olan özgüvenin nasıl azaldı?

İletişimi azaltan olumsuz etiketlerin birçok sebebi olabilir o yüzden hayatta yaptığın her davranışlara dikkat etmelisin. Bu sebepler;

  • Zihinsel gerilik,
  • Hayatta hep bir noktaya odaklanmak, bilgisayar kullanıcılarında çok sık rastlanır. Online kolik olmanın sebebi de budur.
  • Yanlış öğretim yöntemleri,
  • Yetersiz konuşma ve dinleme yöntemleri. Bütün insanların bizi dinlemesini isteriz oysa biz karşı tarafı dinlemeyi biliyor muyuz?
  • Elverişsiz çevresel etkenler; suskun evler, anne-baba ile özdeşleşme yokluğu, soğukluk…
  • İşitme bozuklukları gibi engeller olabilir günümüzde engellilerin başarılarını görünce bu da düşündürücü oluyor…

Özgüveni geliştirmek ve etiketlerden kurtulmak için neler yapılmalı?

İlk etapta kendine bir hedef belirle ve kendini iyice tanımaya çalış. En kuvvetli rüzgâr bile yolunu bilmeyen gemiyi limanına ulaştırmaz.

Kendi evini düşün eğer sen mobilyaların yerini hiç değiştirmezsen zamanla ev sana sıkıcı gelecektir hatta temizliği yapmadığını düşün ev artık yıkılmaya yüz tutacaktır. Zihnin de evin gibidir zihnini sürekli canlı tut onu otomatiğe bağlamayı bırakmalısın. Her zaman işe giderken gittiğin yoldan farklı bir yola sapman ona çok şey katacaktır, küçük şeylere dikkat et ve beynini ödüllendirmeyi öğrenmelisin. Korkuyu yenmenin başka yolu var mı?

Toplum önüne çıkma fobisi örnekleri nelerdir?

Öğrencilerin tahtaya çıkma fobisi ya da parmak kaldırması, sunum yapmak, sahnede şarkı söylemek, herhangi kalabalık bir ortamda konuşma yapmak örnek gösterilebilir.

Bir cevap yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • evet gerçektende oyle bazı hocalarımız vardı okulda o kadar bılgılı ıdılerkı konularında ama derse geldıklreınd resmen konusamazlardı bu yazıyı onlarında okumasını dılerım :D yararlı olur dıye dusunuyorum

  • Korkmamayı düşünmek bize korkmayı öğretir, unutmayın siz sahnede konuşurken karşınızdaki insanlar da aynı sizin gibi bireylerdir sizi yanlış anlamak isteyen bırakın anlasın. Amacınız bilgi vermek ise bu sizleri strese sokmamalıdır. 100 kişiden 1 kişiye karşı verimli olursanız bu sizi sevindirmeli ve daha sonra verimli olmak için kişi sayısını artma işlemine girmelisiniz. Konuşma korkusu nasıl yenilir yazısını okumanızı tavsiye ederim bir kaç farklı görüş var.

  • aslında kormak kormamak kadar güzel kormasydınız biz şimdi bunları yazıyor olmazdık tüm korkulara eğer kokuları hep korkular olsaydı …deyil tabi hep aynı noktada kalmayışınızda bizi farklı yapan değilmi bırakın korkalım ki korkularda öğrensin korkularızı o zaman öğreniriz ilerlemeyi

  • benimkisi konuşmaktan bile daha öte hiç kimsenin yanında bile konuşamıyorum çekingenlik beni yönetiyor…

  • @emin kardeşim;İşe konuşmayı öğrendim ile başlayabilirsin. Unutma bütün insanlar ilk defa yaptıkları şeyler için heyecanlanırlar futbulcular antreman yapmasalardı hiç gol atabilirler mi? Heyecanı yenmek için de aynı şey, ilk başta olumsuz düşünmeyi bir kenara bırakıyorsun sonra seni heyecanlandıran konuları tek tek tespit edip hayatından atıyorsun. Buna kişisel gelişim stratejisi deniliyor(NLP diye geçer). Sonraki yazımda bunun üzerinde duracağım. Eskiden bir laf vardı insanlar konuşa konula hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşırlar. Burada üzerinde durulması istenilen dinlemeyi öğrenmektir. Sözü azcık değiştirip anlaşmak için artık bütün duyu organlarımızı da kullanmamız gerektiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bir resim bin yazıya ibrettir atasözü gibi

  • abartılacak kadar olmasa da benim de toplumda çekinen bir yapım vardı bi zamanlar, kimse konuşmadan konuşmam, selam vermeden selam vermezdim. Tabi biraz daha ergenlik dönemi civarıydı. Valla yaklaşık 2 senedir blog tutuyorum bunun faydasını çok çok gördüm ve görüyorum. Paylaştıklarınızın başkaları tarafından okunup yorumlanması, benim içimde olan toplumdan çekinme hastalığımı yenmede yardım etti.

    Blog yazmayanlara da tavsiye ederiz… :)

  • Güzel bir yazı olmuş=)Aslında bu korkuyu yenmek çok basit!
    Eskiden toplum önünde konuşmaktan hiç çekinmezken,son 1 yıldır bendede bu sorun ortaya çıktı..bunu aşabilmek için,geçmişte buna sebep olan olayları yaşanmamış olarak kabul ettim,hiç düşünmedim!Eskisi gibi konuşmaya başladım,oldukça rahattım…
    Hatta sınıfta eskisi gibi en çok konuşan ben oldum: ))Ve inanır mısınız konuşmaya başladığımın daha 1. haftasnda çoğu öğretmenn gözdesi oldum..artık daha çabuk konsantre olabiliyor,bir işi çok kısa sürede bitirebiliyordum…sınav öncesi diğerlerinden çok daha az bir çalışmayla yüksek not alıyordum,öğrendiğim birşeyi konuşma kaygısı olmadan anlattığımda performasımın çok daha üstlere çıktığının farkına vardım: ))
    Ama bu aralar tekrar konuşma sıkıntısı ortaya çıktı(anlama kabiliyetinizi olumsuz etkilio)ama..olumlu düşüncelerle aşabilirim..aştığım gibi..olmazsa hayatımın istediğim bir bölümünü düşüncelerimden çıkarır,devam ederim…=)Bu sorunu fazla büyütmeyin ve aşmaya çalışın..toplumun gözdesi olduğunuzda yeteneklerinizin farkına öyle bir varıyorsunuz ki..=))

  • @Betül
    Çok güzel bir tespit yaptınız. Olumsuz düşünce derken ben endişeyi kastediyorum olumlu ise sonucu en iyi olacak şekilde etkileyecek olan gerçekler. Ne yazık ki insanlar endişelenmeyi tercih ediyor ve gerçekler acı olduğundan hep kaçıyorlar sonuç ise saydığımız sıkıntıları doğuruyor. Gerçekler ne olursa olsun bunu kabul etmeliyiz ve hiçbir zaman unutmamalıyız ki çözümsüz problem yoktur sadece çözüm probleme göre biraz zaman alır.

  • yaw şimdi korkmak bazen iyi bazen kötüdür ama gereksiz yerde kormak doğru olmaz korkmamak için biliyorsanız:AYET-EL KÜRSİ duasını okuyunuz ve ardından 10 saniye bekledikten sonra korkmak değil aksine daha fazla cesaretleneceksiniz

  • Arkadaşlar korkularımızın temelini benimkiler dahil cehalet oluşturur.Cehaletin törpülenmesi de bilgi ve pratikle mümkündür.Ben bir zamanlar bu çekinme ve korkma işini bayağı abartmıştım.Arkadaşlarımdan,öğretmenlerimden,kişilerden,olaylardan kaçmayı bir kurtuluş olarak görüyordum.Eleştiriye aşırı duyarlı,korkularda fiziksel tepkiler gösteren,kendini savunamayan birisiydim.Ama birgün kendi acizliğimi gözden geçirdiğimde şunu söyledim.Ben bir bireydim ve pasiflik benim yaşantım olamazdı.İşe az uyuyup,çok kitap okuyarak,dengeli beslenip düzenli spor yaparak başladım.Zaaflarımı,korkularımı,eksiklerimi bir kağıda yazıp sonuçlarına inanarak yüzleşmeye başladım.İmkanı olan terapi görsün olmayansa aynanın karşısında uzun süren konuşmalar yapsın.Karşısındaki kişinin statüsü ve kimliğini düşünmeden hayır diyebilme vasfını kazansın.Seminerlere ve söyleşilere katılsın.Üzüntüsünü dostlarla paylaşsın ya da kağıda döksün.Bu ödevlerin tümünü yerine getiren yarının lider adayı olacaktır…Hepinize BAŞARILAR

  • merhaba benim sorunum cok çekingen ve utangac kendini sıkan bir bayanın yanına gidince sıkılan cok heycanlı her şeyi içine atan karşındakine kendimi tam manasıyla ifade edemi yorum bu da beni yiyip bitiriyor kendimi vazla sıktıgım için kalp rahatsızlıgı yaşıyorum bu konu ları aşmamda bana yardımcı olursanız sevinirim şimdiden teşekkür ederim

  • @Halit
    Sıkılgan ve utangaç insanlar ortama durmadan negatif enerji dağıtırlar. Eğer onlara yarnmak ya kendinizi onlara ifade etmek isterseniz doğal olarak onların enerjisinden siz de etkilenirsiniz. Bunu bizzat yaşadım. Sonuç olarak sizin dediğiniz durum çıkıyor. Bu durumda ne yapman gerekir?
    Anladığım kadarıyla negatif enerjiyi dağıtmak için konuşmaya çalışıyorsun heyecandan bazen onu da beceremiyorsun onu etkileme girişimlerine giriyorsun ne yazık ki her seferinde başarısız oluyorsun. Unuttuğun bir şey yok mu burada?
    İnsanlar görsel,kokusal, dokunsal ve işitsel iletişim kullanırlar sen işitsele odaklayınca diğerleri kalıyor. Çekingen insanlar genelde dokunsal iletişim kullanıyor. Bayan dediğin eğer sevgilinse durum çok basit değilse de bunları biraz aşamalı yaparsın. Şimdi çözüme doğru yol alalım.

    Daha önce başına gelen tüm sorunları unut. Senin heyecanlı olmanın sebebi yanlış iletişim kullandığından dolayıydı. Şimdi biliyorsun ki sıkılgan insanlar ilk etapta vucut diliyle konuşuyorlar ardından iyice etkileşim kurulduğunda konuşacaklarını da biliyorsun. Onun yanındayken aklında tek bir şey kalsın ben onu anlayınca o da beni anlayacak daha seni anlamadan konuşmaya kalkma. Eğer biraz sabırlıysan başarılmayacak bir şey yok git otur karşısına hatta elini tut sana güvenebileceğini hissetir. Sen güçlüsün ve hep pozitif enerji dağıt . Onun konuşmasını bekleyeceğine, duruşunu tavrını ilzle bir değişiklik olduğunu fark edeceksin.

    Boşuna dememişler eğer söz gümüşse sukut altındır diye.
    Dediklerimi uygula hiç vazgeçme belki ilk başlarda bir faydası olmaz ama daha sonra kesinlikle göreceğine inanıyorum. Bir gelişme olursa tekrardan yazarsın değerlendiririz.

  • Çaresi prova yapmak ilk başta samimi arkadaşların yanında konuşma yapacaksın sonra bu topluluk sayısını artıracaksın bir bakarsın milyonarca kişinin önde hiç heyecanlanmadan konuşmuşsundur. Bu bir gerçektir ki ilk konuşmayı yapan herkes çok heyecanlanır buna ben de dahil olmak üzere o yüzden prova şart.

  • mrb arkadaslar bende de sunum yapmakta cekingenlik var bu bende lisede başladı . ilkogretimde cok aktif bir öğrenciydim .okuldaki bayram sunumları ozel gunlerin sunumlarını hep ben yapardım.lise ye başladıgımda ise sınıfa alışamadım cok ukala arkadaslarım vardı konusma da yapılan en kcuk hatayla butun yıl dalga geciyolardı bu yuzden tahta karsısında bile sunum yapamaz oldum . şimdi uni bitirdim calısmaya başladım işim geregi sunumlarım olucak daha başlamadı şimdiden kara kara düşünmeye başladım .bu heyecanı yenmek için ne yapmamı onerirsiniz ? .. :

  • Böyle sorunlar gerçekten doğaldır ister inan ister inanma şuan ben de bazı özel sorunlarım yüzünden deprosyona girdim okulda beleş psikiyatri bulduğumdan sorunu yavaş yavaş atlatıyorum hemde daha öncekinden daha çok iyi bir şekilde. Bunları ancak egzersiz yaparak ve yakın arkadaşlarının desteğiyle başarabilirsin. Prova yapmayı sana da tavsiye ederim ama eğer sağlık karnesi varsa psiklog iyi olur bu alışma sürecini çok hızlandırır.

  • selam=)
    Toplum önüne çıkma korkusuna neden olabilecek birçok faktör var.
    Ben geçmişte yaşadığım bir takım olayları yaşanmamış kabul ederek bir bakıma gerçeklerden kaçmış oluyorum,belki en basiti bu..
    Ama yaşadıklarımı silerek(birkaç ayı yok sayıp,işte herşeye yeni başlıyorum tarzındaki bir yaklaşım) kalıcı çözümler getirmediğimi anladım.Nereye kadar yok sayılabilir ki?!
    Hayatı sıfırlayıp,bütün korkularımdan kurtulabileceğimi,çokta iyi şeyler başarabileceğimi bilirken(denedim,ordan biliyorum;))bunu tekrar yapmak istemiorum.Yüksekteyken,dibe vuruş yaşadığımda hep bunu mu yapacağım,yorucu..Kaybettiğim kendimi,içinde kimsenin olmadığı sokaklarda aramak yanlış!..Yada tekrarlayacağını bildiğim geriye dönüşlerle benliğimi bulmaya çalışmak?..
    Aradığım eski kişi artık,’kendimlik’ kavramının dışında belki de.İnsanların üzerine sinmiş acılardır onları daha güçlü ‘(kendi’leri) yapan biliyorum…Ama yine de ..
    Burada dikkatinizi çektiğim nokta,sorunun derinlerde olması..Gerçekten bu korkuyu aşmak istiyorsanız,o derinliklerde kaybolmayı göze alabilmelisiniz.Kaybolduktan sonra kendinize herhangi bir yol seçip,devam edeceksiniz.Korkular arkada bırakılmış olacak,sizse cesaret ve umut yüklenmiş bakışlarla ilerleyeceksiniz ‘gerçek’ hayat yolunda…(hea bide unutmadan,kalıcı çözüm istiyorsanız benim gibi kaçmayın.En yüksekteyken,hızla aşaıya düşme tehlikeniz vardır.Yüksekte olmak çok zevklidir..ama nereye kadar kaçabilir ki insaN?Başka çözüm yok mu yüzleşmek ve kaçmaktan başka?..Yüzleşmek zor,çok zor.)

  • çekingenliği yenmenin en kolay yolu kendi içinden geldiği gibi davranmak boşver kimin senin hakkında ne düşündüğü önemli diil nasıl mutluysan öyle davran kimseye kendimizi ispatlamak zorunda diiliz hiçkimse bizden üstün değil ve hiçkimse için üzülmeye sağlığımızı bozmaya gerek yok

  • çok çekingenim,çok heyecanlı bi yapıya sahibim.sırf bu yüzden okul hayatım boyunca öğretmenlerim tarafından çok içime kapanık biri olduğum söylenirdi.hala öyleyim.toplum içinde tek kelime etmeye çekiniyorum.etsem bile vücudum,sesim titriyor.bu durumumdan çok huzursuzum ama yenemiyorum…

  • bazen zihnimizde olmayan bi hapishaneye kendimizi hapsediyoruz.. Aslında yapılması çok kolay olan şeyler ör:( bir kitabın sunumu) öyle zor gelirki.. Bu sadece bizim zihnimizde oluşturduğumuz gereksiz bir hapishanedir ve bundan kurtulamıyoruz kendimizce.. Aslında bu hapishaneden kurtulmak kolay nasıl mı? O mükemmel yaratılan beynimizle sürekli senaryolar oluşturmamız gerekir. Mesela bir kitabın sunumunu zihnimizde defalarca yapabiliriz bunu yaparken aynen sınıftaymış gibi hayal etmemiz lazım.. Ve eğer mümkünse boş bi odaya geçip sesli bir şekilde ve ardarda bu sunumu yapmamız gerekir.. Olanağımız varsa 3 yada 5 arkadaşada sunumumuzu yapabiliriz ve ben bütün kalbimle inanıyorum ki bu sorun bu kadar fazla ve ardarda bıkmadan usanmadan çalışıldıktan sonra aşılabilir.. Sizde inann arkadaşlar buna… Ve hayatta sürekli yüzünüzden gülücüğü eksik etmeyin…Çalışarak herşeyi hallederiz yeterki inanalım..

  • ben antalyada oturuorum benm hayatımı tamamem heyecan va korku mahfediyor. normal sınavlarda arkaşalarımı geçebilmeme rağmen sbs de heyecandan geçtiğim arkadaşlarımdan daha düşük puan aldım. sonra burda yapılan şarkı yarışmalarına seçilmiştim ilk provada bile güsel di ama sahneye butun herkesin önüne çıkınca herşey bittiiiiiii berbat söledim çok heyecanlanıorum lütfen yardım edin lütfen bu sene yarışmaya tekrar katılıcam ama olmuoki ne kadar çalışırsam çalışıyım heyecandan hiç bişey yapamıormmmmmmmmmmm. yardım edin lütfeeeeeeeeeeeen:(
    :( :(…………….:(

  • @Ferhan
    Sizin yardıma ihtiyacınız yok ki ! Kendi çabalarınızla bu aşamaya kadar gelmişsiniz. İlk defa sahneye çıkıyorsunuz heyacanlanmanız normal ama bunun aşırı olmasını engellemek istiyorsunuz bol bol prova yapmanızı öneririm arkadaşlarının yanında bol bol şarkı söylersin ve inan sahneye gidince seyircilerin arkadaşlarından hiçbir farkı yok rezil olmayı akıldan çıkart ve sadece başaracağına inan

  • merhaba ben bir öğretmenim.okulda herkes sırayla sınıfın karşısına çıkıp ders anlatıyordu.bende heycandan ne yapacagımı bilemiyordum.yolda gördügüm hayvanların yerinde olmayı bile diledim.ne şanslı hayvanlar toplumun karşısında konuşma zorunda degiller diyordum.mecburen anlatacagım konuda ayrıntılarına kadar çalıştım.bol bol prova yaptım.dua ettim.en sonunda çareyi Allah a sıgınmada buldum.Allah ım kendimi sana emanet ediyorum sen emanetine sahip çıkarsın dedim çıktım kürsüye.sanki kürsüdeki ben degil 40 yıllık konuşmacıydı.bakalım Allah emanetine sahip çıkacakmıydı vede en güzeliyle sahip çıktı.anlatmam bittiginde arkadaşlarım şaşkın vaziyette tebrik ettiler.sessiz sakin içine kapanık birinin bülbül gibi şakıması şaşırtmıştı onları.çok mutluydum ve Rabbime beni rezil etmedigi için şükrettim.demem o ki siz provanızı yapın konunuza hakim olun vede kendinizi Allah a emanet edin bak neler yapacaksınız görün.pskologa gerek yok Allah inancı yeterli.Allah ın görünmez kulları yardım ediyor.yeterki samimi olarak kendinizi Allaha teslim edin saygılar

  • merhaba arkadaşlar hepinizin yazısını ayrı ayrı okudum dikkatimi çeken ve kendimde bulduğum bazı nitelikli yazılar vardı.bunların üzerine yoğunlaştım.ben on beş yaşındayım yani ergenlik çağını bitirmek üzereyim bakıyorumda herkes bir başkasıyla konuşurken ya da yaşadığı ilk şeyden hep heyecan duyuyor tabi bunların türlü türlü nedenleri var işe ilk olarak yaşadığınız ilk olayları ele almakla başlamak istiyorum. okula ilk başlarken ilk baba ilk anne olurken ilk iş sahibi olurken ilk sınav heyecanı gibi durumlar bunlar normal heyecanlanmalardır ve bunların sadece bir kaç kişinin başına geldiğini de sanmayın çünkü bunları yaşayıpta hayır ben heyecanlanmadım diyenin ben varlığından şüphe ederim bunlar normal şeylerdir çok değil en fazla 10 dk sonra atlatılır bunlar.
    gelelim diğer heyecanlanmaları başkalarının yanında heyecanlanmanızın normal olduğunu bildiğiniz halde bunu her seferinde normal karşılamıyorsunuz.
    ben birazcık kendi hayatımdan örneklerle bunu açmak istiyorum.ben kendimi bildim bileli sürekli haksızlığa karşı olan, espirili,dediği dedik birisiydim.ben birinci sınıfta sınıf başkanı seçimlerine katıldım ve başkan oldum bu benim için hele hele o yaşlarda bi çocuk için anlatılmaz olağan üstü bir şeydi.bu bana sınıftaki arkadaşlarımdan ayrı bir özellik taşıdığımı hissettiriyordu nedense belki de arkadaşlarım bana öyle hissettiriyorlardı gel zaman git zaman ben 7. sınıfa geldim bu zamana kadar hep arkadaşlarımın içerisinde hep lider oldum öğretmen olmadığı zaman tahtaya geçer ders anlatırdım ve bütün sınıf dinlerdi herkes beni çok severdi öğretmenlerim arkadaşlarım herkes beni örnek aldığını söylerdi bana.derslere katılırdım yorumlar getiridim herkes te beni takdir ederdi okuma yapılacağı zaman hep ben kalkmak istedim ama sekizinci sınıfa geçince bu bayağı bi değişti sınıfta öğretmenler herkesle tanışırken adımızı soruyorlardı sırayla bana sıra gelince defalrca bunu yaptım sadece bi kelime söyleyecem “emrah” hepsi bu ama ben bunu söyleyemediğim için sınıftan çıkmak zorunda kaldım defalarca sdersin ortasında fırlayıp kaçtım soranlarada midem bulandı dedim.özellikle kitap okumalarından hep kaçtım her zaman bazen saatlerce ALLAH a yalvardım heyecanımı yenmem için ama bir türlü yenemedim.bir gün tasarım dersinde öğretmenimiz herkes toplumsal ya da kişisel bir sorun bulsun ve buna çözüm yolları arasın herkes tek tek çıkıp bunların hepsini payşacak dediğinde sınıfta belki de bir tek ben sevinmemiştim beynimden vurulmuşa döndüm bu kadar heyecanlanan ben nasıl böyle bi projeyi sunabilirdim.sonra aklıma bi fikir geldi öğretmenin yanına gittim ve dedimki”hocam yanıma proje için bi arkadaş daha alabilirmiyim benim projem birazcık geniş bi proje onun için bi yardımcıya ihtşyacım var dedim”ALLAH razı olsun hemen tamam dedi halbuki projem hazır değildi bile.o kolaydı projemi hazırladım ve gönüllü olarak arkadaşımla birlikte ilk biz kalktık arkadaşıma yazıyı okumasını söyledim bende geçip tahtaya bi resim çizeyim en azından işe bu resmi yorumlamakla başlarım heyecanımı kırarım dedim.resmi çizdim.arkadaş okumayı bitirdi hoca sordu bu ne? dedi bende resim dedimaçıkla bakalım dedi bende heyecandan kekeledim şşşşşiiiiiimmmmdii bbbu uuu rreesssim. dediğim anda sınıfta herkes benim komiklik olsun diye öyle yaptığımı sandı ve güldüler sandılarki resim hiç bir şey ifade etmiyor emrah ta bunu açıklayamıyor oysa açıklayamamamın sebebi heyecandı.onlar gülünce cesaret geldi 1 dk falan heyecanlandım sonra şakır şakır konuşmaya başladım konuşunca konuşmayı özlediğimi fark ettim hatta yazı bile okudum evet başta çok heyecanlanmıştım ama sırama oturduğumda ilk söylediğim şey”ALLAH ım şükürler olsun ohh bee” dedim.adımı bile söyleyemezken koskocaman 40 kişilik bi sınıfa projemi anlattım bir ders boyunca sorula aldım onları yanıtladım.peki nasıl oldu 4 şeyle ben bunu gerçekleştirdim:
    1GÜVEN
    2-İNANÇ
    3-CESARET
    4-SABIRLI OLARAK,

    ben bunu başardım evet ben bunu başardım ALLAH ın yardımıyla tabi sitede bi yazıyl akarşılaştım AYETEL KÜRSi yioku diye bunu da deneyin gerçekten faydası olacaktır en azından psikolojik olarak rahatlayacaksınız.şimdi oturun başlayın bence dua etmeye hadi ne duruyorsunuz bunca yazıyı okudun bi AYETEL KÜRSİ yimi okumayamayacan.
    korkularınızı yenmeniz ümidiyle…yine buluşalım…..
    unutmayın heyecana kapıldığınız anda 10 saniye bekleyin ve rahatlayın faydasını göreceksiniz mutlaka sabredin okumak için konuşmak için mutlaka hep siz parmak kaldıran taraf olun heyecanlanırsanız da öksürük tuuttu deyin aaa unuttum deyin her zaman işe yarar
    ALLAH a emanmet olun…

  • öncelikle hepinize meraba.hemen konuya girmek gerekirse bnm en büyük sorunum aşırı heyecanımdan dolayı kendime güvenemem.eet her şey bnde..beyinde bitio biliorum bu korkumu aşmak için de bi sürü kitap okuyup araştırdım ama bi faydasını gördüysemde en fazla bi hafta sürdü kendime güvenmem.5-6 yaşları arasında bi kekemelik dönemi geçirmişim bn hiç hatırlamıyorum bile.ama sanki sınıfta sesli okumalara kalktıımda yada sunum hazırladııım da takılıorum dolayısıylada etkili konuşamıorum gibi gelio.sınıf ortamında deilde arkdaşlar ortamında bu sunumu yapsam hiç bi sorun çıkmıo bunun da farkındayım.zaten heyecandan yüzüm acaip kızarıo kalp ritimleri hızlanıo..bu son 2 seneden beri böle daha önce bu kadar umursamıyordum.bu yüzdende her geçen gün daha da okula gitmekde isteksizleşiorum.allahtan bu son senem.mesela geçen sene her tarih dersine girmemeye özen gösterirdim ya hoca sesli okumaya kaldırırsa bnd takılırsam böylecede sınıftaki arkdaşlarıma rezil olursam diye.böylece derslerimide olumsuz etkiliodu.ama bu heyecan sorunum kendime yakın hissettiim kişilere karşı hiç yok.yani anlıyacaınız küçükken gerçirdiim bi olumsuz olayın hala etkisindeyim.seneye üniversite de o kadar kişi karşısında nasıl sunum yapıcam bi onu düşünüyorum.arkdaşlarımda öss kaygısı bndede sadece bu kaygı.offf bnde böleim işte..yardım ederseniz çok sevinirim.

  • @rabia
    İnsan çok aciz bir yaratıktır. Bir aşk olayına kendimi kaptırınca özgüvenimi kaybetmiştim benim sorun şuydu insanların yanında ürkek davranıyordum. Psikiyatriye gittim “Her şey kafanda biter dedi“. Seni üzen korkutan şey düşüncelerinden başka bir şey değildir. Ne kadar da kolay söyledi.
    İçimden çok kızıyordum benim nasihate değil bu durumdan kurtulmaya ihtiyacım var diyodum.Aradan zaman geçince fark ettim ki çok gülünç bir duruma girmiştim. Beni bu duruma sürükleyen neydi tabiki isteklerim, benim düşüncelerimdi.

  • öncelikle cevap için çok teşkr ederim..yazdıklarınızdan çok onca işinizin arasında bana cevap vermeniz çok hoşuma gitti.size yine psikiyatri öğüt de olsa bişi demiş bana direk ilaç verdi full uyuyoduk artık.gerçektende çok haklısnız.bnd bunun farkındayım.ama insanın herşeyin farkında olup da elindn bi şey gelmemesi çok daha kötü bişi.düşüncelerime hakim olamıyorum kalıplaşmış artık.kahrolası bilinçaltı işte.peki sizce ne gibi yöntemlerle yada düşüncelerle bu durumu aşabilirim.

  • mrblar ben bu siteye ilk dea girdim ve bu sorunların hepsi bende var üstelik ben daha 16 yasındayım çok heycan yapıyorum herşeyi kafama çok takıyorum ve sınıfta ezik görünmekten çok korkuyorum sanki havalı insanlarla gezince bende havalı gözükürüm sessiz insanlarla takılınca eizk gözükürüm gibi geliyor bunun nekadar yalnış bir davranış olduğunun farkındayım zaten ben yapı gereği konuşkan bi tip değilimm ama böle olsun istemiyorum sesiz kalmak istemiiyorum içimdekileri aklıma ne gelirse konuşmak istiyorum…olmuyor yardım :(

  • mrb. ben bu sene ünv kazandım ve hoca bir sunum hazırlayıp anlatmamızı istedi.bunu diyince bir anda ben nasıl yapabilirim diye düşünmeye başladım inanın tenefüste insan ların arasından geçerken dahi heyecana kapılıyorum .toplum içinde bir şey söylemeye kalkışsam beynimde çok büyük bir basınç oluşuyor ve sağlılklı konuşamıyorum kızardığımı hissediyorum bütün dünya başıma yıkılıyor .ben bunu nasıl atlatacağım sunum zamanımda yaklaştı.lütfen yardım..